Sevgili Hemşehrilerim,
Bu site basın ahlak kurallarına uymayı alenen kabul eder. Hiç bir kişi, kurum ve kuruluş aleyhinde yazı yazmamaya önem gösterir. Hiçbir siyasi görüşü desteklemez ve devlet büyüklerinin tümüne ayrım gözetmeksizin aynı şekilde saygı kuralları çerçevesinde davranır ve bu durumu bozacak hiçbir yazının yayınlanmasına müsade etmez. Kişileri, ırk, din, dil ve renk gözetmeksizin herkesi eşit kabul eder ve birinin diğerine üstünlük sağlayacak şekilde yazı yazmasına müsade etmez.

Sitemizde bulunan tüm bilgi ve belgeler art niyetli kullanım dışında diğer kardeş siteler tarafından kaynak belirtmeksizin kullanılabilir. Sitede yayınlanan kişilerin kişilik haklarını engelleyecek, aleyhte durum oluşturacak hiç bir yayına müsade etmeyecektir. Bu durumda mağdur kişi lehine taraf olacaktır.

Sitemiz Sarıkamış'lıların tanıtılması, kendilerine güvenin artırılması ve birlik beraberlik ruhunun oluşturmasını kendisine amaç edinmiştir. Bu bağlamda her türlü öneri ve çalışmayı desteklemektedir. Sarıkamış adına yapılacak her türlü etkinlikte bulunmayı görev kabul eder ve bu istikamette yayın yapar.

Saygılarımızla,
Bildirim
  • Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
  • default style
  • blue style
  • red style
Salı, 22 Tem 2014
YOU ARE HERE: Anasayfa
Hoşgeldiniz

ALİ SOFU- ÇATAK- DİVİK
Cengiz ATİLA
Eşme- İZMİT, 19 Haziran 2014  

ALİ SOFU- ÇATAK- DİVİK
(Sosyal Yaşamda, Ekonomide ve Uygarlıkta devrim yapan köylerimiz.)
 
       Kars caddesinden Eski Sarıkamış'a kadar olan çayırlık alanlar, Kop'un çayırını ortada bir stadyum gibi bırakarak yapılan güzel binalarla, açılan düzgün cadde ve sokaklarla, mahalleler oluşturarak Eski Sarıkamış'ın "KÖY" kimliğini silmiş, Sarıkamış'la birleştirmiş mahalle olmuş. Bu nedenle Onuköy saymazsak, Yağ Basanı da görmezden gelirsek; Ali Sofu, Çatak, Divik köyleri Sarıkamış'ın üç yakın köyüdür. Ve üçü de "KÜRT" köyüdür.

      Eskiden, bu köyler çocuklarını özellikle de kız çocuklarını okutmaya pek heves etmezlerdi. Bu nedenle de cahilliklerini yenemez Türkçeyi de Kürtçeyı de güzel konuşamaz " EZİK" bir durumda yaşarlardı.

      Ekonomik durumları da iyi değildi. Rençberlikleri Selim'in köyleri gibi büyük çapta olmayıp, kendilerine yeterli arpa- buğday eker biçer harman ederek geçinirlerdi. Zaten arazileri de kıttı. Her evin 3-5 ineği, 15-20 davarı olurdu. Yakacak odun ve yapı için gerekli keresteleri diğer orman içi köyler gibi ormandan getirirlerdi. Gerektiği gibi kallanır fazlalarını kapı önlerine istif ederlerdi. Yağ 
Devamını oku...
 
Erhan abi
Erhan  Ağabey,
 
Merhumun ruhuna El-Fatiha.. Bismillâhirrahmânirrahîm. Elhamdülillâhi rabbil alemin. Errahmânirrahim. Mâliki yevmiddin. Iyyâke na'budu ve iyyâke neste'in. Ihdine's-sıratal müstekim. Sıratallezine en'amte aleyhim. Gayril mağdubi aleyhim veled dallin.(Amin)
 
Bu  sabahtan  itibaren, çok  değerli  bir Sarıkamışlı Ağabeyimizi  kaybetmenin  üzüntüsünü  yaşıyoruz. Sarıkamış‘ ta  iz  bırakan   değerli  bir  ağabeyimiz  idin: Erhan  Abi. Seni     yakın  komşumuz  iken tanıdık. İlk  görüşten   itibaren  aklımızda;  belirginleşen  sıcak  güleryüzün,  sevgi  dolu  kalbin hiç  kaybolmamak  üzere  olduğu  gibi kalakalmış. Davranışların  bize  hep  sevgi  aşılamış. Biz  diyorum  çünkü;   Sarıkamışlıların  taktir  ettiği,  sevdiği, yüreği   sevgi  dolu   bir  ağabeyimizdin sen.
 
Hayatımızın  bir  güzel  kesitini,  başta  sen  olmak  üzere  sizin  kuşağı  gözlemleyerek, Sarıkamış‘ ta  yaşamanın  ayrıcalığını  yaşamışız.  Bu  anılarda;  senin  varlığın,  sevgin hep  pozitif,  tükenmez  olarak  belirginleşiyor.
 
Sarıkamış‘ tan  ayrıldıktan  sonra  görüşme  nasip  olmadı. Bugün  hatıralara  müracaat etmekten  başka elden birşey  gelmiyor, Sarıkamış‘ i  görüyorum; başta  Cemal  amca  olmak  üzere, Sen, Okan,  Sezgin  ve  Küçük  Mustafa, mutluluk  yuvanız  olan dükkanınız. Aklımızda  kalan  sadece  sevgi    saygı  ve  insanların  size,  sana olan  memnuniyeti. Allah  şahidimizdir, Seni  iyi  bilirdik Erhan Ağabey.
 
Değerli   Erhan Ağabeye ; Cenab-ı  Allah ‘tan  rahmet, Cemal  Amca  başta  olmak  üzere, değerli arkadaşlarım  Okan‘a, Sezgin‘ e  ve  sevgili  Mustafa‘ ya  başsağlığı  ve  sabır  dilerim.
 
Mekanı  cennet, ruhu  şad  olsun.
 
Bahattin  Koca 
 
 
M Ü Z İ K
Cengiz ATİLA
 
Eşme-İzmit, 07.06.2014

      Müzik ruhun gıdasıdır.  = Doğru.
      Müzik evrenseldir.      = Doğru.
      Müzik seslerin kulağa hoş gelecek şekilde tanzimidir. Ki; tazim, müziğin alfabesi olan notalarla yapılır. = Bu da doğru.
      Peki bu tanzim şimdilerde gerektiği gibi yapılıyor mu? =Ne gezer. Yapılmak yerine her türlü çılgınlığa baş vurularak O güzelim müzik, "DEJENERE" edilmektedir.
 
     Evet, böylece müzik, müzik olmadan çıkıyor, gürültü ve ses kirliliğine dönüşüyor. Bir de müzik niyetine yapılan bu ucubelere, ucube kıyafetler uyduruluyor ki, anneler huysuzluk eden çocuklarına bunları göstererek korkutuyorlar.
 
    Oysa: müzik niyetliyerek bu işe heveslenenler, özellikle de sesi güzel olanlar müziğin kendine has asaletine saygı göstermekle mükelleftirler. Genellikle güzel, duygulu, özellikle de gönüllere hitap eden seçkin şiirleri besteler, ya da uzmanlığı bestecilik olan bestekarlara besteletip yalnız ve yalnız ağızları ile söylemeleri makbul olanıdır.Eskiden müzik böyle yapılır giyilen kıyafetler de 
Devamını oku...
 
KAÇAMAK
Cengiz ATİLA
Eşme-İZMİT, 23.04.2014
 
    Kaçamak: Güzel Türkçe'mizde birden çok anlama gelen ve de epey kullanım yeri bulunan, kulağa da hoş gelen kelimelerden biridir.
 
    Sözlük anlamı ise: Hoş görülmeyen şeylerden birini, ya da birkaçını arta- sıra yapı vermektir.Bir şeyden kaçınma, yolunu bulma da denebilir. Bir de, çobanların berbat havalarda sürülerini kuytu yerlerde barındırmaları da bir nevi kaçamaktır.
 
     Aslında KAÇAMAK; bir yemeğin adıdır.Mısır unu ve yağla yapılmış hazmı zor ağır bir yemektir. İkizi de vardır. O'na da "HASITA" denir. Evvelden bu ağır yemekler doğum yapan kadınlara kendileri çabuk toparlasınlar, doğun esnasında kaybettikleri yoğun enerjiyi yeniden bulsunlar diye yedirilirdi. 
 
     Kaçamak kelimesini Spor sektörü de çok kullanır. Bireysel sporlardan boks ve güreşte "PASİF" kalana "Kaçamak dövüşüyor ya da kaçamak güreşiyor." kanaati ile hakemler tarafından ihtar verilir.
 
     Futbolda da bir-iki gol atarak ileri geçen takımın sonradan topu kendi yarı alanında çevirmek, kaleci ile oynamak,topu sık sık taca atmak gibi durumlarda maçın kaçamak oynandığı hükmüne varılır.
 
     Kaçamak: ticaret aleminde de hele de borç-alacak meselelerinde sık kullanılan bir yöntemdir. (Argosu Racondur) Borçlu borcunu 
Devamını oku...
 
Sitede Ceng izleri
Bahattin  Koca,  22  Mayıs  2014

Sitede kaldı Ceng izleri,
Ati  ila  anacak sizleri.
Yurda dağılmış  nesilleri;
Besler, siz  sıla  kalemleri.

        *        *        *

Memleketin   canlı  bilgileri,

Büyüklerimden  ceng  izleri,
Ömrümüzün  hazineleri,
Bu  meydandaydı  ceng   izleri.

        *        *        *

Yeni  kuşak yol kervan  bilmez,

Ana   baba  hiç  tasa  etmez,
Face   kapısı  yetişemez,
Sitede   bekleriz   Ceng  izleri,
Ati,  illa  anacak  sizleri.

Saygılarımla,

 

 
CİĞERE NİKOTİN, HAVAYA DUMAN
Orhan AFACAN
31.03.2014

Paralı, zararlı ne bicim heves ?
Ciğere nikotin, Havaya duman.
Sigara içmekle atılır mı stres.?
“Şirk koşuyor”haramdan çare uman.

Ne kanser, ne verem ne doğal afet
Ne trafik adlı güncel canavar.
Sağlıksız bir hayat, kötü akıbet
Keyifle içtiğin sigarada var.

Özenti, merak derken içe, içe
Devamını oku...
 
VEFAT ILANI
İlçemizin eşralarından Terzi Cemal TOKSOY'un oğlu,
Okan, Sezgin, Bilgi ve Mustafa TOKSOY'un ağabeyleri

Abimiz ERHAN TOKSOY,

Bu sabah (09.06.2014) hakkın rahmetine kavuşmuştur.
Kendisine Cenab-ı Allah'tan rahmet kederli ailesine sabırlar dileriz. 

Avcılar Hacı Ahmet Tükenmez Camii'nde kılınacak ikindi namazına müteakip hakka uğurlanacaktır. 

Gelemeyecek olanların taziyeleri için;
Okan TOKSOY 0535 - 257 06 62
Sezgin TOKSOY 0535 - 620 11 18

Harita için bakınız >>>


 
31 Mayıs sigara içmeme günü (2)

Bahattin  Koca, 
29  Mayıs  2014

31  Mayıs,  Dünya Sigarayı Bırakma Günü. Bu yazımı  sigarayı  bırakmayı  düşünenlere  hatırlatmak için, bu önemli  günün  anısına  kaleme  alıyorum.

Ciğerlerinizi  nefes  ile  doldurun. Ciğerlerinizde   oluşan  boşlukları  sigara  dumanı  ile  doldurmayın. Yeni  şeyler, küçük  mutluluklar  bulun, bunlarla  ciğerinizi   doldurun.

İnsan  sigara  içmeye  neden  ihtiyaç  duyar? Bu  sorunun  mantıklı  bir  cevabı  yoktur.

Bir  deneme, tiryakiler  bazen  biten  sigara  izmaritini  bir  fiske  ile  fırlatırlar. Bu   fiskeyi,  tam   sigara   tanesine  vurup, reddetme  yoluna  giderek  kurtulmaya,  yaşam  kalitesini  artırmaya      ne dersiniz? Masasında   kültabağı; dökülen  külü   olmayan  evin  halini  düşünmek, isabetli  olmaz mı?

Çevrenizde  sizin  için,   gördünüz  mü,  duydunuz mu,  sigarayı  bırakmış;  haberlerinin  yayılmasını  ve  iradenizin  takdire  şayan  görülüp,  başka  insanlara da  tesir  etme  mutluluğunu  yaşamak  istemez  misiniz?

Sabahleyin  öksürük,  göğüs  yanmasıyla  mı  yoksa  gerinerek  taze  havayı  teneffüs  ederek  uyanmayı  mı  istersiniz? Hatırlayın,  sigara  içmeden  önce  her  sabah  böyle  uyanmaz mıydık?

Acaba,  çocuklar  sigaraya  nasıl  başlıyorlar? Çocuğu  içmeye  başlayan  bir  kişinin aklına  hemen  oğlunun, kızının   arkadaşları  gelir, onlar  sebep  olmuşlardır,  der. Kendisi  içici  olduğu  halde  çocuğunun  kendisinden  etkilendiğini  düşünmez,  aklına  dahi   getirmez. Halbuki,  çocuk  kendi  evinde,  duman altına  maruz  kalmıştır. Bu zararlı  kokuyla   

Devamını oku...
 
Çağrı

Sen  ey tanıdık büyük,
Ezberleri  boz  artık,

Limandan geldi ayrılık,

Çıkar  umuda  kayık,

       *          *

Uzağı   yakın  ettik, 
Kapılar  hep  aralık.

Bal  kovanı  sitemiz,

Arı  petek  isteriz,


       *          *

Latifen  bol  biliriz,

Tarife  çalsan  maya,       

Anılar  hiç  kurumaya,

Cümleye  çağrı  atmaya

Ismarladık seni   buraya.

Saygılarımla,

Bahattin Koca,  27  Mayıs  2014

 
Parktaki, yoldaki adamın elinden tutma

Bahattin Koca
Offenbach, 11 Nisan 2014

Kars'tan  gelen  acı  haber    milyonların  ciğerini  yaktı  ve  acıya  boğdu. Ailenin  acılarını   paylaşan  Türkiye,   adaletin  tecellisi  için  Kars‘tan  gelecek  haberi  bekliyor. Memleketimin  başı  sağolsun.

Okula  giderken  sürekli  aynı  yoldan  git,  yolunu  değiştirme. Seninle  konuşmak  isteyen  yabancıların  yanında  durma,  onlarla  konuşma. Seninle   konuşmakta  ısrar  ederlerse  koşmaya  başla, bağır,  çevredeki  insanlardan  yardım  iste!

Tanımadığın  hiçbir  kişiden  şeker,  çikolata  ve benzeri   yiyecekleri  kabul  etme, sakın  yeme!

Seni  kandırmak  için  sana  bir  adres  sorabilirler. Böyle  durumlarda hiç  durma  yoluna  devam  et!

Sana;  babanı,  anneni  tanıdıklarını,  onların  arkadaşları  olduklarını,  senin  bebekliğini  bildiklerini  söyleyebilirler, sakın  inanma!

Seni  tanımayan  insanların  konuşarak  sana  yakınlaşmalarına, izin  verme. Onlar,  tatlı   dil  kullanarak seni  kandırabilirler. Seni  çok  sevdiklerini, sana  hediye  vermek  istediklerini, hatta  evlerinde   çocuklarından  kalma  çok  

Devamını oku...
 
Duygusal mantık

Bahattin Koca
22  Mart  2014, Offenbach

Birgün kayakevinde antrenman  sonrası  istirahat  esnasında  bir  ağabeyimiz, „Spor“ kelimesini  oluşturan  harflerden  S‘ nin  sanat, P‘ nin politika, O‘ nun  otorite, R‘ nin  ise  realiteyi  anlattığını  belirtmişti. Uzun  yıllardan  süzülerek  uzaktan  gelen bu  güzel    tanım, son  olaylara  yakından bakma imkanını  veriyor. Futbolun  bir spor  dalı  olduğu  gerçeği  kabul  edilmelidir. Politikası, otoritesi   aşınmış  spor  dalının  tekrar  realiteyi  yakalaması  gerekiyor. Gün  geçtikçe tartışmalar  sertleşiyor. Duygular  tavan  yapıyor. Sporun  sevgiye  barışa  hizmet  eden   insanı  bir  platform  olduğu  gözden  kaçırılıyor. Duygusal açıklamalar akıl  ve  mantığa  tercih  edilince  ortaya  kişisel, grupsal, takımsal  haklılıklar  çıkıyor.

Batı  demokrasileri  mantık üzerine  inşa  edilmiştir. Hak  ve özgürlüklerde  duygunun izine  rastlanmaz. Ölçü  mantıktır. Doğu  medeniyetinde   toplumsal  yaşayışta  duygu  yükü  ağırdır.

Konuyu  aktüel  ve  herkesin  bildiği bir  örnek,  çok  iyi  açıklıyor. Hatırlanırsa  geçen  haftalarda  Kasımpaşalı   bir  oyuncu,  topu  topa  vurarak*  Beşiktaşlı   futbolcunun  gol  atmasını  engellemişti. Lig  tv‘de  Markus  Merk, yanındaki  yorumcuların,  bana  gore  deyip  ve  maçın kural  hatası  olduğunu  defalarca ileri  sürmeleri  karşısında  bu yazıya  konu  olan  anlamlı   tesbitini  ortaya  koydu. 

Devamını oku...
 
<< Başlat < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

JPAGE_CURRENT_OF_TOTAL